Kuantum bilgisayarları klasik bilgisayarlardan ayıran en önemli kavramlardan biri dolaşıklıktır. Süperpozisyon tek bir qubitin ölçümden önce birden fazla olası sonuca ait genliklerle temsil edilebilmesini anlatırken, dolaşıklık birden fazla qubitin artık birbirinden bağımsız düşünülemeyecek şekilde ortak bir kuantum durumuna sahip olmasını anlatır.
Dolaşıklık çoğu zaman popüler anlatımlarda “iki parçacığın gizemli biçimde birbirine bağlı olması” şeklinde sunulur. Bu ifade tamamen yanlış değildir, fakat tek başına bırakıldığında kolayca yanlış anlaşılır. Dolaşıklık, sihirli bir bağlantı, ışıktan hızlı mesajlaşma veya iki parçacığın birbirine uzaktan komut vermesi değildir. Daha doğru ifade şudur: Dolaşık sistemlerde, parçaların tek tek durumlarını bağımsız olarak tanımlamak yeterli değildir; anlamlı fiziksel durum, bütün sistemin ortak kuantum durumudur.
Bu bölümde dolaşıklığı şu sorular üzerinden ele alacağız:
- Dolaşıklık tam olarak nedir?
- Klasik korelasyon ile kuantum dolaşıklık arasındaki fark nedir?
- Bell state örneği neden bu kadar önemlidir?
- Dolaşıklık kuantum bilgisayarlarda ne işe yarar?
- Dolaşıklık ışıktan hızlı haberleşme anlamına gelir mi?
- Kuantum algoritmalarda ve kuantum iletişimde dolaşıklığın rolü nedir?
Bu bölüm, sonraki başlıklar olan girişim, kuantum kapıları, kuantum algoritmalar, kuantum hata düzeltme ve kuantum iletişim konularına güçlü bir temel hazırlar.
7.1. Dolaşıklık nedir?
Dolaşıklık, iki veya daha fazla kuantum sisteminin durumlarının birbirinden bağımsız olarak tanımlanamaması durumudur. Daha sade söyleyelim: Bazı kuantum sistemlerinde “birinci qubitin durumu şu, ikinci qubitin durumu bu” demek yeterli olmaz. Çünkü sistemin anlamlı tanımı, iki qubitin birlikte oluşturduğu ortak durumdur.
İki klasik biti düşünelim:
bit A = 0
bit B = 1
Bu durumda sistemi ayrı ayrı tanımlayabiliriz. A bitinin değeri bellidir, B bitinin değeri bellidir.
Şimdi iki qubitli bir kuantum durum düşünelim:
|Φ+⟩ = (|00⟩ + |11⟩) / √2
Bu ifade, iki qubitin birlikte oluşturduğu bir durumdur. Burada sistem ölçüldüğünde iki olası sonuç görürüz:
00 veya 11
Her ikisi de eşit olasılıklıdır. Fakat dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Bu durumda birinci qubit için bağımsız olarak “şu durumdadır”, ikinci qubit için de bağımsız olarak “bu durumdadır” demek yeterli değildir. Anlamlı durum, iki qubitin birlikte oluşturduğu ortak kuantum durumudur.
Bu nedenle dolaşıklık, yalnızca “sonuçlar birbirine bağlı çıkar” demek değildir. Klasik sistemlerde de sonuçlar birbirine bağlı çıkabilir. Dolaşıklığın asıl farkı, bu bağlılığın kuantum durumunun yapısından kaynaklanması ve klasik gizli bilgiyle tam olarak açıklanamamasıdır.
Dolaşık bir sistemde ölçüm yaptığımızda sonuçlar arasında güçlü korelasyonlar görürüz. Örneğin yukarıdaki Bell state durumunda birinci qubit 0 ölçülürse ikinci qubit de 0 ölçülür; birinci qubit 1 ölçülürse ikinci qubit de 1 ölçülür. Ancak ölçümden önce sistemin “zaten 00 veya zaten 11 olduğu, bizim sadece bilmediğimiz” gibi düşünülmesi kuantum mekaniğinin anlattığı tabloyu eksik temsil eder.
Bu ayrım, dolaşıklığı anlamanın merkezindedir.
7.2. Klasik korelasyon ile kuantum dolaşıklık farkı
Dolaşıklık çoğu zaman klasik korelasyonla karıştırılır. O yüzden önce klasik korelasyonun ne olduğunu netleştirelim.
Klasik bir örnek düşünelim: Bir kutuya iki eldiven koyuyoruz. Eldivenlerden biri sağ, diğeri sol eldiven. Kutuları karıştırıp birini İstanbul’a, diğerini Ankara’ya gönderiyoruz. İstanbul’daki kutuyu açıp sağ eldiveni gördüğümüzde Ankara’daki kutuda sol eldiven olduğunu anlarız.
Bu bir korelasyondur. Ama kuantum dolaşıklık değildir.
Çünkü eldiven örneğinde sonuç baştan bellidir. İstanbul’daki kutuda hangi eldivenin olduğu, kutu açılmadan önce de belirlenmiştir. Biz sadece bilmiyoruzdur. Kutuyu açınca yeni bir fiziksel gerçeklik yaratmayız; yalnızca önceden var olan bilgiyi öğreniriz.
Kuantum dolaşıklıkta durum daha farklıdır. Dolaşık iki qubit için ölçüm sonuçları arasında korelasyon vardır, fakat bu korelasyon klasik “başından beri hangi sonuç geleceği belliydi” sezgisiyle tam olarak açıklanamaz.
Bu farkı göstermek için Bell eşitsizlikleri ve bunların deneysel testleri çok önemlidir. Bell eşitsizlikleri, yerel gizli değişken teorilerinin öngördüğü korelasyon sınırlarını ifade eder. Kuantum mekaniği ise bazı dolaşık durumlarda bu sınırların aşılabileceğini öngörür. Deneyler de kuantum mekaniğinin öngördüğü korelasyonların klasik yerel gizli değişken modelleriyle açıklanamayacağını göstermiştir.
Bu nedenle şu ayrımı net tutmak gerekir:
Klasik korelasyon:
Parçaların değerleri önceden belirlenmiş olabilir; biz ölçerek öğreniriz.
Kuantum dolaşıklık:
Parçalar, tek tek bağımsız durumlarla tam açıklanamayan ortak bir kuantum durum oluşturur.
Bir başka ifadeyle, klasik korelasyonda bütün hakkında bilgi sahibi olmak parçalar hakkında bilgi sahibi olmakla açıklanabilir. Kuantum dolaşıklıkta ise bütün, parçalara indirgenemez.
Bu ifade felsefi gibi görünebilir, ama kuantum bilgisayar açısından çok pratiktir. Çünkü çok-qubitli kuantum sistemleri, klasik sistemlerde bulunmayan korelasyon biçimleri oluşturabilir. Kuantum algoritmalar bu korelasyonları, süperpozisyon ve girişimle birlikte kullanarak bazı problem sınıflarında klasik algoritmalardan farklı davranışlar sergileyebilir.
7.3. Bell state örneği
Dolaşıklığı anlamak için en sık kullanılan örneklerden biri Bell state durumlarıdır. Bell state, iki qubitin maksimum düzeyde dolaşık olduğu özel kuantum durumlardır.
En yaygın örnek şudur:
|Φ+⟩ = (|00⟩ + |11⟩) / √2
Bu ifadeyi parçalara ayıralım:
|Φ+⟩, iki qubitli ortak kuantum durumudur.|00⟩, iki qubitin de 0 ölçülebileceği durumu temsil eder.|11⟩, iki qubitin de 1 ölçülebileceği durumu temsil eder.1/√2, her iki durumun olasılık genliğidir.
Bu sistem ölçüldüğünde:
00 sonucu gelme olasılığı = 1/2
11 sonucu gelme olasılığı = 1/2
01 sonucu gelme olasılığı = 0
10 sonucu gelme olasılığı = 0
Yani sonuçlar rastgeledir, ama birbirinden bağımsız değildir. İlk qubitin sonucunu öğrendiğimiz anda ikinci qubitin aynı bazdaki sonucunu da biliriz.
Bu Bell state’i basit bir devreyle oluşturabiliriz:
Başlangıç: |00⟩
1. İlk qubite Hadamard kapısı uygula.
2. İlk qubiti kontrol, ikinci qubiti hedef alacak şekilde CNOT uygula.
Sonuç: (|00⟩ + |11⟩) / √2
Devreyi metinle şöyle gösterebiliriz:
q0: |0⟩ ── H ──●──
│
q1: |0⟩ ───────X──
Burada:
H, ilk qubiti süperpozisyona sokar.CNOT, ikinci qubitin durumunu ilk qubite bağlı hale getirir.- Sonuçta iki qubit dolaşık hale gelir.
Bu örnek, kuantum bilgisayarların neden tek tek qubitlerden ibaret olmadığını gösterir. İki qubit bir araya geldiğinde yalnızca “iki ayrı bilgi birimi” gibi davranmayabilir; ortak bir kuantum durumu oluşturabilirler.
Bell state’in önemli olmasının birkaç nedeni vardır:
- Dolaşıklığın en temiz ve öğretici örneklerinden biridir.
- Kuantum teleportation, superdense coding ve Bell testleri gibi konuların temelidir.
- Kuantum devrelerinde süperpozisyon + kontrollü kapı kombinasyonunun nasıl dolaşıklık ürettiğini gösterir.
- Klasik korelasyon ile kuantum korelasyon arasındaki farkı tartışmak için iyi bir başlangıçtır.
Bell state örneğini anlamadan kuantum algoritmaların, kuantum iletişimin veya kuantum hata düzeltmenin neden farklı olduğunu anlamak zorlaşır.
7.4. Dolaşıklık neden önemlidir?
Dolaşıklık, kuantum bilgi işlemenin en temel kaynaklarından biridir. Ancak burada dikkatli olmak gerekir: Dolaşıklık tek başına “kuantum bilgisayarı güçlü yapan şey” değildir. Kuantum hesaplama gücü genellikle süperpozisyon, dolaşıklık, girişim, doğru kapı dizilimleri ve ölçüm stratejisinin birlikte çalışmasıyla ortaya çıkar.
Yine de dolaşıklık çok önemlidir, çünkü çok-qubitli kuantum sistemlerin klasik sistemlerden farklı davranmasını sağlar.
7.4.1. Parçaların toplamından daha fazlası
Klasik hesaplamada çok sayıda bit kullanmak, çok sayıda bağımsız veya ilişkili klasik değer kullanmak anlamına gelir. Kuantum hesaplamada ise çok sayıda qubit kullanıldığında sistemin durumu tek tek qubitlerin durumlarının basit toplamı gibi düşünülemez. Dolaşıklık oluştuğunda sistem, bütün olarak ele alınması gereken daha zengin bir durum uzayına sahip olur.
Örneğin iki qubitli genel bir durum şöyle yazılabilir:
|ψ⟩ = α|00⟩ + β|01⟩ + γ|10⟩ + δ|11⟩
Burada dört farklı temel duruma ait olasılık genlikleri vardır. Daha fazla qubit eklendikçe durum uzayı üstel olarak büyür:
n qubit için temel durum sayısı = 2^n
Bu ifade, “kuantum bilgisayar 2^n cevabı aynı anda okuyabilir” anlamına gelmez. Ölçüm yaptığımızda yine sınırlı klasik bilgi alırız. Ama hesaplama sürecinde bu büyük durum uzayındaki genlikler üzerinde işlemler yapılabilir.
Dolaşıklık, bu çok-qubitli durum uzayının klasik olarak kolayca ayrıştırılamayan bir şekilde kullanılmasını sağlar.
7.4.2. Kuantum algoritmalar için kaynak
Bazı kuantum algoritmalar dolaşıklıktan doğrudan veya dolaylı olarak yararlanır. Dolaşıklık, qubitler arasında klasik olmayan korelasyonlar kurarak algoritmanın ara durumlarının klasik simülasyonunu zorlaştırabilir.
Ancak burada da abartıya kaçmamak gerekir. Her dolaşık durum faydalı değildir. Her kuantum algoritma aynı ölçüde dolaşıklığa dayanmaz. Ayrıca bazı kuantum sistemleri dolaşık olsa bile pratik hesaplama avantajı üretmeyebilir.
Daha doğru ifade şudur:
Dolaşıklık, kuantum hesaplama için önemli bir kaynaktır;
fakat faydalı bir kuantum avantaj için doğru algoritma, doğru problem yapısı,
doğru girişim deseni ve yeterince düşük hata oranı gerekir.
7.4.3. Kuantum hata düzeltme için temel
Kuantum hata düzeltme, tek bir mantıksal qubiti çok sayıda fiziksel qubit üzerine yayarak korumaya çalışır. Bu süreçte qubitler arasında karmaşık korelasyonlar kurulur. Hata sendromlarını ölçmek, bilgiyi korumak ve mantıksal qubitleri dayanıklı hale getirmek için çok-qubitli dolaşık yapılar kullanılır.
Bu yüzden dolaşıklık yalnızca algoritmalarda değil, kuantum bilgisayarların güvenilir hale gelmesinde de temel rol oynar.
7.4.4. Kuantum iletişim için temel
Kuantum iletişimde dolaşıklık, kuantum teleportation, entanglement swapping ve kuantum ağları gibi kavramların merkezindedir. Gelecekteki kuantum internet vizyonunda, uzak noktalar arasında dolaşıklık dağıtmak ve korumak temel teknik hedeflerden biridir.
7.5. Dolaşıklık ışıktan hızlı haberleşme midir?
Hayır. Dolaşıklık ışıktan hızlı haberleşme değildir.
Bu konu özellikle önemlidir, çünkü popüler anlatımlarda dolaşıklık çoğu zaman “bir parçacık ölçülünce uzaktaki diğer parçacık anında etkilenir” şeklinde anlatılır. Bu ifade belirli bir sezgiyi yakalasa da, yanlış yorumlandığında sanki bir parçacıktan diğerine kontrol edilebilir bir mesaj gönderiliyormuş gibi anlaşılır. Bu doğru değildir.
Dolaşık iki qubit düşünelim:
|Φ+⟩ = (|00⟩ + |11⟩) / √2
Birinci qubit İstanbul’da, ikinci qubit Ankara’da olsun. İstanbul’daki kişi kendi qubitini ölçtüğünde rastgele 0 veya 1 sonucu alır. Eğer 0 alırsa Ankara’daki qubit aynı bazda ölçüldüğünde 0 çıkacaktır. Eğer 1 alırsa Ankara’daki qubit aynı bazda ölçüldüğünde 1 çıkacaktır.
Fakat İstanbul’daki kişi hangi sonucu alacağını seçemez. Sonuç rastgeledir. Dolayısıyla İstanbul’daki kişi Ankara’ya “0 göndereyim” veya “1 göndereyim” diye karar veremez. Ankara’daki kişi de kendi ölçüm sonucuna bakarak İstanbul’da ne zaman ölçüm yapıldığını veya hangi mesajın gönderildiğini anlayamaz.
Korelasyon, iki taraf sonuçlarını daha sonra klasik bir iletişim kanalıyla karşılaştırdığında ortaya çıkar. Bu klasik iletişim ise ışık hızını aşamaz.
Bu yüzden dolaşıklık şu anlama gelir:
Evet, ölçüm sonuçları klasik olarak beklenenden daha güçlü korelasyonlar gösterebilir.
Hayır, bu korelasyonlar kontrol edilebilir ışıktan hızlı iletişim sağlamaz.
Bu ayrım, hem fiziksel doğruluk hem de kuantum teknolojilerinin gerçekçi anlaşılması için çok önemlidir.
7.6. Kuantum algoritmalarda dolaşıklığın rolü
Dolaşıklık, kuantum algoritmalarda çoğu zaman ara durumların yapısında ortaya çıkar. Algoritma, qubitleri süperpozisyona sokar, aralarında kontrollü işlemler uygular, genlikleri dönüştürür ve sonunda ölçüm yapar. Bu süreçte qubitler arasında dolaşıklık oluşabilir.
Ancak kuantum algoritmaları anlamak için dolaşıklığı tek başına yeterli açıklama olarak görmek doğru değildir. Kuantum algoritmalar genellikle üç temel fikrin birlikte çalışmasına dayanır:
1. Süperpozisyon:
Hesaplama sürecinde birçok olası durumun genliklerle temsil edilmesi.
2. Dolaşıklık:
Qubitlerin bağımsız değil, ortak kuantum durumları içinde ilişkilendirilmesi.
3. Girişim:
Doğru cevaplara giden genliklerin güçlendirilmesi,
yanlış cevaplara giden genliklerin bastırılması.
Örneğin Shor algoritması, Quantum Fourier Transform, phase estimation ve modüler aritmetik gibi yapıların birlikte çalışmasına dayanır. Bu süreçte çok-qubitli durumlar ve dolaşıklık önemli rol oynar. Grover algoritması ise daha çok amplitude amplification üzerinden anlatılır; yine de çok-qubitli arama uzayında qubitler arasındaki ilişkiler algoritmanın devresine göre dolaşık ara durumlar oluşturabilir.
Dolaşıklığın algoritmik önemini anlamak için şu noktalar yararlıdır:
7.6.1. Dolaşıklık klasik simülasyonu zorlaştırabilir
Dolaşık çok-qubitli durumları klasik bilgisayarda simüle etmek genellikle zordur. Çünkü n qubitli genel bir durum için 2^n karmaşık genlik gerekir. Elbette her kuantum devresi klasik olarak zor simüle edilmez; bazı özel devreler verimli simüle edilebilir. Fakat genel durumda yüksek dolaşıklık ve karmaşık devre yapıları klasik simülasyonu zorlaştıran faktörlerdir.
7.6.2. Dolaşıklık tek başına avantaj garantisi değildir
Bir devrede dolaşıklık olması, o devrenin mutlaka klasik bilgisayardan daha iyi olduğu anlamına gelmez. Faydalı kuantum avantaj için problem yapısının kuantum algoritmaya uygun olması gerekir.
Bu yüzden şu cümle daha doğrudur:
Dolaşıklık, kuantum avantaj için önemli bir aday kaynaktır;
ama kuantum avantajın kendisi değildir.
7.6.3. Kontrollü kapılar dolaşıklık üretir
CNOT, CZ gibi çok-qubitli kapılar, kuantum devrelerinde dolaşıklık üretmenin temel araçlarıdır. Tek qubit kapıları bir qubitin durumunu değiştirir; çok-qubitli kontrollü kapılar ise qubitler arasında ilişki kurabilir.
Örneğin:
Hadamard + CNOT = Bell state oluşturmanın en basit yolu
Bu küçük örnek, birçok daha büyük kuantum devresinin yapı taşlarını anlamak için önemlidir.
7.6.4. Ölçümle birlikte anlam kazanır
Dolaşıklık, algoritma sonunda ölçüm istatistiklerinde kendini gösterir. Kuantum devredeki ara durumları doğrudan okuyamayız. Sonuçta ölçüm yaparız ve tekrar tekrar çalıştırılan devreden olasılık dağılımı elde ederiz. Bu dağılım, algoritmanın doğru tasarlandığı durumlarda istenen cevabı daha yüksek olasılıkla üretir.
Yani dolaşıklık, tek başına görünür bir çıktı değil; hesaplama sürecinin iç yapısında yer alan bir kaynaktır.
7.7. Kuantum iletişim ve teleportation ile ilişkisi
Dolaşıklık yalnızca kuantum bilgisayarlar için değil, kuantum iletişim için de temel bir kavramdır. Özellikle kuantum teleportation konusu dolaşıklığın ne işe yaradığını anlamak için çok öğreticidir.
7.7.1. Kuantum teleportation nedir?
Kuantum teleportation, bir qubitin bilinmeyen kuantum durumunun, önceden paylaşılmış dolaşık bir çift ve klasik iletişim yardımıyla başka bir qubite aktarılmasıdır.
Burada çok kritik bir nokta vardır: Teleportation, maddenin veya enerjinin ışınlanması değildir. Bir parçacık fiziksel olarak bir yerden başka bir yere gitmez. Aktarılan şey, kuantum durum bilgisidir.
Basit akış şöyle düşünülebilir:
1. Alice ve Bob önceden dolaşık bir qubit çifti paylaşır.
2. Alice'in elinde aktarılmak istenen bilinmeyen bir qubit durumu vardır.
3. Alice kendi qubitleri üzerinde Bell ölçümü yapar.
4. Alice ölçüm sonucunda iki klasik bit elde eder.
5. Alice bu iki klasik biti Bob'a klasik iletişim kanalıyla gönderir.
6. Bob gelen klasik bilgiye göre kendi qubitine uygun düzeltme işlemini uygular.
7. Bob'un qubiti, Alice'in başlangıçtaki bilinmeyen kuantum durumunu taşır.
Bu süreçte dolaşıklık gereklidir, ama tek başına yeterli değildir. Klasik iletişim de zorunludur. Bu nedenle teleportation da ışıktan hızlı iletişim sağlamaz.
7.7.2. Teleportation neden önemlidir?
Teleportation, kuantum bilginin taşınması için temel bir protokoldür. Kuantum ağları, kuantum tekrarlayıcılar, distributed quantum computing ve kuantum internet gibi alanlarda önemli bir yapı taşıdır.
Teleportation’ın önemi şuradan gelir:
- Bilinmeyen bir kuantum durum doğrudan kopyalanamaz.
- Kuantum bilgi ölçülürse bozulabilir.
- Dolaşıklık ve klasik iletişim birlikte kullanılarak kuantum durum başka bir sisteme aktarılabilir.
Bu, klasik dünyadaki “dosyayı kopyala ve gönder” modelinden oldukça farklıdır.
7.7.3. Superdense coding ile ilişkisi
Dolaşıklık bir başka iletişim protokolünde, superdense codingde de kullanılır. Superdense coding, önceden paylaşılmış bir dolaşık çift yardımıyla bir qubit göndererek iki klasik bitlik bilgi aktarılmasını sağlar. Burada da sihirli bir kapasite artışı değil, önceden paylaşılmış dolaşıklık kaynağının klasik iletişim kapasitesiyle birlikte kullanılması söz konusudur.
7.7.4. Kuantum internet vizyonu
Kuantum internet, klasik internetin yerine geçecek bir ağ olarak düşünülmemelidir. Daha doğru yaklaşım, kuantum interneti belirli kuantum iletişim görevleri için kullanılacak özel bir altyapı olarak düşünmektir. Bu altyapıda temel hedeflerden biri, uzak noktalar arasında dolaşıklık oluşturmak, dağıtmak ve korumaktır.
Olası kullanım alanları şunlardır:
- Kuantum anahtar dağıtımı
- Güvenli kuantum iletişim protokolleri
- Uzak kuantum işlemcilerin birbirine bağlanması
- Dağıtık kuantum hesaplama
- Hassas zaman ve ölçüm ağları
Bu alan hâlâ araştırma ve erken geliştirme aşamasındadır. Fakat dolaşıklık, bu vizyonun merkezindeki kaynaklardan biridir.
Bölüm Özeti
Bu bölümde dolaşıklığın kuantum bilgisayarlar için neden temel bir kavram olduğunu ele aldık.
Öne çıkan noktalar şunlardır:
- Dolaşıklık, iki veya daha fazla kuantum sisteminin bağımsız olarak tanımlanamaması durumudur.
- Klasik korelasyon ile kuantum dolaşıklık aynı şey değildir.
- Bell state, dolaşıklığı anlamak için en temel örneklerden biridir.
- Dolaşıklık, süperpozisyon ve girişimle birlikte kuantum hesaplamanın temel kaynaklarından biridir.
- Dolaşıklık ışıktan hızlı haberleşme sağlamaz.
- Kuantum algoritmalarda dolaşıklık önemli rol oynayabilir, ancak tek başına kuantum avantaj garantisi değildir.
- Kuantum teleportation, dolaşıklığın kuantum iletişimde nasıl kullanılabileceğini gösteren temel protokollerden biridir.
- Gelecekteki kuantum ağları ve kuantum internet vizyonu, uzak sistemler arasında dolaşıklık oluşturma ve koruma fikrine dayanır.
Bir sonraki bölümde, kuantum algoritmaların kalbinde yer alan girişim kavramını ele alacağız. Girişim, doğru cevapların olasılık genliklerini güçlendirme ve yanlış cevapların olasılık genliklerini bastırma fikrini anlamak için kritik öneme sahiptir.
Kaynaklar ve İleri Okuma
-
NIST — Quantum Computing Explained
https://www.nist.gov/quantum-information-science/quantum-computing-explained -
NIST — Entanglement for Quantum Computing Explainer
https://www.nist.gov/image/entanglement-quantum-computing-explainer -
Microsoft Learn — Entanglement & Correlations
https://learn.microsoft.com/en-us/azure/quantum/concepts-entanglement -
Microsoft Learn — Tutorial: Explore quantum entanglement with Q#
https://learn.microsoft.com/en-us/azure/quantum/tutorial-qdk-explore-entanglement -
IBM Quantum Learning — Entanglement in Action
https://quantum.cloud.ibm.com/learning/courses/basics-of-quantum-information/entanglement-in-action/introduction -
IBM Quantum Learning — Bell’s inequality with Qiskit
https://quantum.cloud.ibm.com/learning/modules/quantum-mechanics/bells-inequality-with-qiskit -
The Nobel Prize — The Nobel Prize in Physics 2022
https://www.nobelprize.org/prizes/physics/2022/summary/